00.19
Gözlerim arıyor kuzey yıldızını, dizlerim uyuşmuş Dudaklarım kurumuş ve yanaklarım nemli Pejmürde bir karanlık taşıyor Geceden sokaklara, turuncu ve siyah Sokak lambasının altındaki Buğulu, serin ve kompleks bir sis sanki Köpek sesleriyle parçalanan Rüzgarlı bir sessizlik Saç tellerimde koşturup Kaktüs dikenleriyle dalaşan Uzaklarda gelen motor gürültüsü Ansızın, keskin, dağınık Bir yerlere gidiyor birileri bir yerlerden Yetişme telaşı zayıf, zaman akışı yavaş Ve işte doğanın yaşam emaresi! Böcekler dans ediyor sahte ateşin altında Belki de ciddi bir toplantı bu Düğün, savaş, eğlence, gösteri..? Gece ilerliyor zaman içinde, çaktırmadan, usulca Uyku bastırıyor ağırdan, kahve yapmak zor... Tabiatın devinimleri böcekler, rüzgar ve Davetkar göz kırpışlarıyla göğe çağıran yıldızlar...