Ad Astra
Mum ışığında gevşiyor sanki Gaia Turuncu bir gece hakim yukarıda Bölük pörçük bulutlar ama açık seçik ay Yıldızlar soluk birer gömü gibi aralarda parıldıyorlar Yamaçtan aşağı bir belirip bir kaybolan ateşböcekleri misali Yerin ve göğün yüzleri farklı sanki, arada bir filtre Kendine akışkan tepeler, pıhtılaşıp çökmüş yer Battıkça batan insan, gözleri gökte Bir rüzgar sesine tutunup gitmek istercesine Ikınıyor sanki doğa; üzgün, kırgın, sinirle İvedi bir boşalma gerekli, ama nereye? Aşağısı yukarısı yok, evren sonsuz, yönsüz, yansız.. Çalakirli her zerresi insan elinin değdiği Kutsal sayan kendini, en büyük günahı evrenin halbuki Mağlubiyetlerden hallice bir galibiyet nemi var sanki, ufak bir sezi...