Gel, Git
Ekim serinliği sarmışken geceyi Kokun yanaşır saçlarıma Yüreğim titrer heyecandan Kirpiklerini arar dudaklarım Perde aralanana kadar Sert bi’ poyraz yukarılardan Biraz sarı, çokça gri Kışın gelişi bahardan belli Göğsüme yayılıyor yokluğun serinliği Gideceğini bile bile bu bekleyiş niye? Günlerin sonu gelirken nasıl olur “carpe diem”? Birlikte esrimek varken bu ayrılık neden? Yıldızlar sönük, bulutlar dağınık Müziğin sesi kısık, gece karanlık Gülümserken dolan gözlerim, bir sonraki baharı beklemedeyim…