Erik Mevsimi
Kelime gel-gidi vardı yapraklarda Dalga dalga sıkışarak yayılıyorlardı Derme çatma bir realite oluşuyordu Farkı kalmamıştı zamanın tanrıdan Ne başı vardı ne sonu ne de varlığını hissettiriyordu Çarpık çurpuktu tüm duyumsamalar Yürek atışı mı erik çiçekleri mi kusmuk yeşili mi Eften püften yaratılışın eksik parçaları Çökelmişti en dibe kırık döküktü içim Parmaklarımın arasından dökülüyordu sanrılar Oyuklara dolan lekeler imzasıydı yırtılışın Geldim, gittim, derildim, çatıldım, Çarptım, çurptum, eftim, püf oldum.. Çorak sandığım topraklar yıkandı gözyaşıyla Karanlık sandığım geceler güneş oldu yaralarıma Soğuk sandığım uzaklar sıcacık etti içimi Ve bir filiz pörtledi iğreti kuluçkasının ortasından Gözlerime gökyüzü oldu, ruhuma ateş Geçmişe rest, geleceğe umut, şimdiye yamaç Harladı sönmüş bütün hislerimi Açtı erik çiçekleri